Yetişkinlerin ortodontik tedavisi ne kadar sürer?

Ortodontik tedavi yetişkinlerde süre olarak çocuklardan çok farklı değildir. Aslında bazen büyüyen vakalarda tedavi süresinin 3 – 4 yıla kadar çıktığı da oluyor. Ortodontik tedaviler süre olarak üçe ayrılabilir. Kısa süreli, orta Devamı »

Yetişkinler için estetik diş telleri var mı?

Yetişkin hastalar için estetik diş telleri bulunmakta. Bunlar porselenden yapıldıkları için hemen hemen dişle aynı renktedirler. Yaklaşık 30 santimden yaklaşırsanız ancak bu diş tellerini fark edebilirsiniz. Yine onların üzerine uyguladığımız ark tellerinde Devamı »

Yetişkinlerde ortodonti tedavisi nasıl yapılır?

Günümüzde ortodontik tedavilerde artık herhangi yaş sınırı kalmamıştır. Özellikle sabit apareylerle her yaşta, hangi cinsiyette olursa olsun hastalarımızı başarıyla tedavi edebilmekteyiz. Ancak tabiiki çocukluk çağına göre yapılan erişkin ortodontik tedavilerin bir miktar Devamı »

Diş teli kullanılmadan ortodontik tedavi yapılabilir mi?

Günümüzde ortodontik tedaviler diş teli kullanılmadan da yapılabilmektedir. Artık bir takım şeffaf plaklarla takıp çıkartılarak, hareketli bir şekilde, hareketli bir tedavi alarak ortodontik tedaviler yapılabilmektedir. Bunlardan hastalarımız bir seri halinde kullanıyorlar. Çapraşıklıkları, Devamı »

Ortodontik tedavi gören kişi nelere dikkat etmeli?

Ortodontik tedavi şöyle bir tedavidir. Hekimin tedavideki rolü %70 ise hastanın rolü de %30′dur. Niye, çünkü biz bu braketleri kimyasal yapıştırıcılarla yapıştırıyoruz. Tabiiki bunların bir kırılma riski vardır. Bu kırılmayı önlemek için Devamı »

 
dis-teli-zarar-gorurse

Diş teli zarar görürse ne yapmak gerekir?

Ortodontik tedavilerde bazen braketler kırılabilir. Bunların nedeni sert birşey yediğimiz zaman, sakız çiğnediğimiz zaman, lokum, jelibon gibi yapışkan maddeler tükettiğimiz zaman bazen braketler kopabilir. Ortodontik tedavide çok ender olarak acil durumlarla karşılaşılır. Genelde acil durumlar oluşmaz. Braketler koptuğu zaman hastaya herhangi bir tehlike arz etmez. Sadece yapmanız gereken şey, eğer braket ağzınızdan çıkmışsa onu bir peçeteye sarmanız ve doktorunuza haber vermenizdir. Duruma göre ya hemen çağrılırsınız ve braketiniz yapıştırılır ya da bir sonraki seansta tekrardan yerine yapıştırılabilir.

Kaynak: www.dis-teli.net

ortodont

Ortodonti nedir?

Ortodonti halk arasında tel tedavisi olarak bilinir. Esasında ortodontinin anlamı düzgün diş demektir. Yani ortodonti çapraşık dişleri, alt ve üst çene dengesizliklerini düzelten bir bilim dalıdır.

Ortodontik tedavi birçok nedenlerden dolayı yapılabilir. Mesela, herkesin ilk öngördüğü şey estetiktir. Hastalar çoğunlukla dişlerindeki estetik kaygılardan dolayı, dişlerinin çapraşık olması gibi, diş hekimlerine başvururlar. Esasında, estetik tabiiki de önemlidir ama bunun yanında, ağız hijyenine de büyük katkı sağlamaktadır. Normal olarak düzgün bir duvarı çok kolay temizleyebilirsiniz. Eğer çok girintili ve pürüzlü bir duvar varsa elinizde onu çok kolay temizleyemezsiniz. Esas amaç odur. Düzgün bir diş yapısına sahip olduğunuzda ağız hijyeninizi sağlamak çok daha kolaydır. İkincisi konuşma. Mesela ön açık kapanış, dişlerin ön tarafı tam birleşmediğinden dolayı formasyon yani konuşmayı etkilemektedir insanlarda, bunu düzeltebilir.

Çene eklemi problemi olan insanlara büyük artılar sağlar. Fakat şöyle de bir şey vardır. İllahaki her çene eklemi problemi olan insanları tamamen tedavi etmeyebilir. Bunun yanında artı tedaviler gerekebilir. Ortodonti buna sadece yardımcı olur. Ama ağız alt ve üst çenenin kapanışını düzelttiği için çene eklemlerine mutlaka çok önemli etkileri vardır.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-acitirmi

Ortodonti acı veren bir tedavi yöntemi mi?

Braketlerin yani diş tellerinin ağıza takılması esnasında kesinlikle herhangi bir ağrı hissedilmez. Ama her diş teli tedavisinde ilk 3 ile 10 gün arasında bir alışma dönemi vardır. İlk defa dişleriniz hareket edecektir, dişlerinizde hafif bir baskı vardır. Çünkü dişleriniz hareket etsin diye bir kuvvet uygulanmaktadır. Bu kuvvet sonucunda biraz rahatsızlık hissedilebilir. Ama bu rahatsızlık aynen bir gözlük taktığınızda kulaklarınızda ve burnunuzda yaratacağı baskı 5 dakika içerisinde alışıyorsanız, ağzınıza takılan diş tellerine de 3 ile 10 gün arasında bir alışma dönemi vardır. Ağrı dediğimiz şey zaten hassasiyet şeklinde olacak olan bir şeydir. Bunun zaten önelemini alarak o dönem ağız gargarası veya ağrı kesiciler yardımıyla atlatılmaktadır.

Kaynak: www.dis-teli.net

ortodontik-tedavi-ne-kadar-surer

Ortodontik tedavi ne kadar sürer?

Ortodontik tedavide tedavi süreleri her vakadan vakaya göre değişmektedir. Eğer genç yaşta, çocuk biz hastamız olduğu zaman, bunun iskeletsel bozukluğu varsa, yani üst çenesi ileride, alt çenesi gerideyse mesela bunun tedavisi belki 2 – 2.5 sene kadar sürmektedir. Eğer hastanın hiçbir iskeletsel bozukluğu yoksa ve sadece dişlerinde bir çarpaşıklık varsa o zaman tedavi belki 3 ay, 6 ay veya yine 24 aya kadar uzanmaktadır.

Erişkinlerde çocuklara göre diş hareketi daha yavaştır. Eğer erişkinlerde iskeletsel bir bozukluk varsa ve hem tel tedavisi hem de plastik cerrahlarla birlikte girdiğimiz ortodontik cerrahi gerekiyorsa bu hastaya o zaman tedavi süresi biraz daha uzuyor tabiiki. Yani 2 – 2.5 seneyi bulur. Ama genel olarak ortalama bir rakam vermek gerekirse ortodontik tedaviler 1.5 ile 2 sene arasında değişmektedir.

Kaynak: www.dis-teli.net

ortodontik-tedaviler-pahalimidir

Ortodontik tedaviler pahalı mıdır?

Esasında ortodontik tedaviler çok pahalı tedaviler değillerdir. Neden? Çünkü, hastada bir çarpaşıklık varsa bunu tel tedavisi yani ortodontik tedavi değilde protezle bunu çözümlemek isterse proteze vereceği paranın yarısı kadar bir para ödeyerek ortodontik tedavi yaptırabilir. Ortodontik tedavi protez tedavisine göre biraz daha uzun sürmesi açısından bir dezavantaj gibi gözükebilir. Fakat ortodontinin en büyük özelliği kendi dişiniz sadece yanlış pozisyonlanmıştır. Diş hekimleri sadece bunu düzeltiyoruz. Yani sizin ağzınıza ne dolgu, ne protez hiç bir eklenti yapmadan var olan estetiğinizle çok güzel bir gülümseme yakallatırabiliyoruz sizlere. Bunları ele aldığınızda ve bunu ortodontinin yan etkileri yani düzgün bir dişe sahip olan bir birey daha düzgün bir fırçalama yapacak, çürüme riski azalacak bu gibi faktörler ele alındığı zaman esasında ortodontik tedaviler hiç de pahalı tedaviler değildir.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-telleri-leke

Diş telleri leke bırakır mı?

Braketleri yapıştırdığımız zaman tedavi bitiminde söküm aşaması oluyor tabiiki. Bu söküm aşamasında eğer kişi ağız hijyenine dikkat etmemiş ise o zaman braketlerin altında diş çürükleriyle karşılaşılabilir. Esasında renkleşme dediğimiz şey odur. İnsanlar der ki braketler çıkartıldıktan sonra dişlerimde renkleşme olacak mı? Renkleşme diye bir şey yoktur. Braketler çıktığı zaman dişin yüzeyinde oluşan çürükleri görebiliriz. Ama normal bir ağız hijyeniyle kişi ağzını gayet güzel temizlediği taktirde çürük oluşma gibi bir riski olmayacaktır.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-braket

Ortodontide hangi tip diş telleri kullanılır?

Ortodontik tedavilerde birçok aparey kullanılmaktadır. Bunlar başlıca takıp çıkarılabilen apareylerdir. Fonksiyonel aparey dediğimiz, yani iskeletsel bozuklukları tedavi eden apareyler vardır. Bir de herkesin bildiği tel denilen metal braket sistgemi vardır. Bunlar dişlerin üzerine yapıştırılır ve dişten bu şekilde hareket ettirilir. Teknoloji geliştikçe tellerin daha az gözükmesini isteyen hastalar içinde şeffaf, porselen, estetik braketlerde vardır. Bunun yanında ağız dışından hiç gözükmeyen, ağız içine tatbik edilen braketler vardır.

Son zamanlarda ise yeni çıkan bir teknik vardır. Bu da tamamen şeffaf plaklarla yapılan tedavilerdir. Fakat bu tedavi çok ufak diş hareketlerini sağlayabilmektedir. Onun için her vakaya uygulanmaktadır. Metal veya porselen braketler hastanın isteğine göre değişir. Bu daha çok hastanın ekonomik gücüne bağlıdır. Çünkü birisi daha estetik olduğu için biraz daha pahalıdır. Klasik diş teli tedavisi ise en pratik ve en ucuz ortodontik tedavi yöntemidir.

Kaynak: www.dis-teli.net

ortodontik--anomaliler

Diş telleri ileride olabilecek şekil bozuklukları için kullanılır mı?

Diş telleri dişteki olası şekil bozukluklarını için kullanılabilir. özellikle erken çekilmiş süt dişlerinin yerinin muhafazasında veya olası bir anomalinin olabileceğini daha erken yaşlardan gördüğümüz zaman erken yaşta diş çekimlerinin uygulanmasıyla ileride olabilecek ortodontik anomaliler önlenebilir. Ancak bunu teşhis edecek olanlar diş hekimleridir. Bunun için de hastanın erken yaşlarda dişhekimine gitmelidir.

Bizim önerimiz 5 yaşından itibaren tüm çocukların bir diş hekimine görünmesidir. Eğer diş hekimi olası bir anomali görüyorsa ağızda o zaman hastayı ortodonti uzmanına gönderecektir. Böylece ortodontik anomaliler erken yaşlarda teşhis edilebilir.

Ortodontik tedaviler erken yaşlarda uygulanabiliyor ve medeni ülkelerde bu son derece yaygın bir uygulamadır.

Kaynak: www.dis-teli.net

cocuklarda-dis-teli

Çocuklar için hangi tip diş telleri kullanılır?

Çocuklarda ortodontik amaçlı diş telleri kullanılır. Bunlardan en kullanışlıları takıp çıkarmalı diş telleridir. Bunlar, hasta tarafından rahatlıkla kullanılabilen diş telleridir. Temizliği son derece kolaydır ve takılması da son derece basittir. Bu diş telleri ağıza takıldığı zaman herhangi bir ağrı ve problem yaratmaz. Bu diş tellerinin en büyük özelliği temizliğinin son derece kolay olmasıdır. Ayrıca tellerin ayarları da son derece basittir.

Bazı çocuklar diş tellerinin görüntüsünden rahatsız olurlar. Bu tip hastalarda da kullanılabilen diş teli tipleri vardır. Bunlara görünmeyen teller de denilir. Bunlar diş renginde beyaz ve seramik renktedir. Ayrıca dişin arkasından takılabilen diş telleri de vardır. Bunlar daha çok problemi olan ve estetik kaygıları olan hastalarda kullanılan diş telleridir. Bunların dışında kullanılan bütün diş telleri önden gözükür.

Renkli diş telleri de vardır. Daha doğrusu tellerin renginden ziyade üzerinde kullanılan braketler ve lastikler renklidir. Onlarda kullanılabilir. Bazı çocuklar sevdiği ve tuttuğu futbol takımının renklerini ağzında görmek istiyor. Genellikle kullanılan diş telleri metal olanlardır.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-curuk

Diş teli çürüğe yol açar mı?

Diş telleri genelde çürüğe yol açmaz. Ancak, teller ağızda bakterilerin, yiyeceklerin birikme yerleri oldukta için bunların çok iyi temizlenmesi gerekir. Eğer temizlemeyi, diş fırçalamayı, normal sabah, öğlen akşam yapmazsak yiyecek artıklarının biriktiği yerlerde diş çürükleri oluşacaktır.

Diş teli olan ağızlarda, normal tel olmayan ağızlara göre, diş bakımı çok daha dikkatli yapılmalıdır. Hatta fırçalama süresi daha uzun olmalıdır. Bu söylenenler sabit diş telleri içindir. Takılıp çıkarılan dişler için değildir.

Ancak eğer dikkat edilmezse teller uzun süre ağızda kaldığında çürüklere sebep olabilir. Bu durum tamamen hastanın ağız ve diş bakımıyla ilgilidir. Onun dışında diş tellerinin ağızda mekanik ve kimyasal olarak diş çürüklerine sebep olma durumları söz konusu değildir.

Kaynak: www.dis-teli.net

dogru-dis-teli-kullanimi

Diş teli takanlar nelere dikkat etmelidir?

Diş teli takanlar özellikle temizliğine dikkat etmelidirler. En önemlisi budur. Fakat bunun dışında tabiki yiyecek, içeceklerde bazı kısıtlamalar olabilir. Ama günümüzde kullanılan yeni teknoloji diş tellerinde herhangi bir yeme ve içme kısıtlaması yoktur. Sadece ciklet ve onun gibi yapışkan yiyeceklerin kullanılmaması gerekmektedir. Eğer bunlar tüketilirse bunlar tellerin üzerine yapışmaktadır. Ya diş tellerini yerinden oynatır veya da diş tellerinin üzerinde bakteriler birikmesine sebep olur.

Ama genel olarak yeni jenerasyon diş tellerinin kullanılmasında herhangi bir şekilde yiyecek veya içecek kısıtlaması yapılmamaktadır. Genellikle asitli içeceklerden olan kolalı içecekler, içinde karbon bulunan içeceklerin kullanılmasından mümkün olduğunca uzak durmak dişlerin ve diş tellerinin bakımı açısından yerinde bir davranış olacaktır.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-kullanimi

Diş teli ne kadar süre kullanılmalı?

Diş telinin ortalama kullanma süresi 18 ile 24 aydır. Genel olarak 24 ayın sonunda tedaviler tamamlanmış olur. Bazı durumlarda tedaviler daha uzun sürmektedir. Bunun sebeplerinden bir tanesi beklenen dişlerin daha geç çıkmalarıdır. İkincisi ise hastanın kontrollere düzenli gelmemesidir. Yani tedaviyi önemsememesidir. Ama tedaviyi uzatan en büyük nedenlerden bir tanesi dişlerin daha uzak mesafelerden, çapraşık yerlerden, geldiği için geç çımasıdır. Ama her şey yolunda giderse 18 ay içerisinde bir ortodonti tedavisi normalde tamamlanır.

Ortodontik tedavinin tamamlandığını dişlerin düzgün bir şekilde sıralanmış olmasından, zaten bu durum dışarıdan bakıldığında da gözükmektedir, ayrıca dışarıdan gözükmeyen fakat bizim dikkat etmemiz gereken bir durumda çiğneme esnasında, yani kapanış sırasında, dişlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmektir. Eğer herhangi bir şekilde dişler düzgün gözükmesine rağmen kapanışlar düzelmemişse tedaviye devam edilir.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-sekil-bozukluklari

Diş teli hangi şekil bozukluklarında işe yaramaz?

Diş telleri, dişlerin boylarını ve genişliklerini değiştirme şansına sahip değil. Eğer diş ufaksa o diş ufaktır. Ancak dişlerin yerlerini değiştirebilir. Mesela dişlerin arası ayrıktır, dişleri birbirine yaklaştırabilir, dişler sıkışık ise dişleri birbirinden uzaklaştırabilir. Ama azı dişi olsun, öndeki kesici dişler olsun tüm dişlerde diş teli kullanılabilir.

Tellerin kullanılamayacağı bazı vakalar vardır. Bunlar özellikle iskeletsel dediğimiz yani, çeneleri ilgilendiren büyük anomallerdir. Böyle durumlarda diş teli kullanmanın bir faydası olmaz. Bu durumlar genellikle plastik cerrahiyi ilgilendiren bir durumdur. Bu durumlarda tel kullanmaktansa cerrahi yöntemlerle kısa süreli tedavi imkanı vardır. Bir de bebeklerde, 5 yaşın altında da diş teli kullanmanın hastalar açısından herhangi bir yararı yoktur.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-ne-ise-yarar

Diş teli ne işe yarar?

Diş telleri, çocuklarda görülen dişlerle ilgili düzensizlikler ve çenelerle ilgili pozisyon bozukluklarının tedavisi için kullanılır.

Diş telleri yaklaşık olarak 1 ile 1.5 yıl arasında değişen sürelerle kullanılmaktadır. Diş tellerinin kullanımının sağlığımız açısından hiç bir sakıncası yoktur. Hangi tip vakalarda diş teli kullanılmalıdır diye sorulduğunda, en fazla dişleri çarpık olan hastalarda diş teli kullanımı önerilir. Ağızdaki süt dişlerinin altından gelen kalıcı dişler vardır. Normalde her dişin altına bir diş denk gelmektedir. Eğerki bu durum oluşmazsa dişler ya yanağın içinden veya da damak tarafından içeriden çıkarlar. Bu durumda da dişlerde bir düzensizlik ve çarpıklığa neden olur. Dişlerin çıkışındaki ve dizilimindeki bu dengesizlikler ortodontik tellerin kullanım alanlarıdır.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-teli-kullanim-yasi

Diş teli hangi yaşlarda kullanılabilir?

Diş telleri 8 yaşından itibaren her yaşta kullanılabilir. Genellikle 5 yaşından önce diş teli kullanılması doğru değildir. 5 ile 8 yaş arasında ise kullanılan teller yer tutucu şeklinde, süt dişleri zamanından önce çekildiğinde kullanılır. Bir de iskeletsel anomaller, yani çene kemiklerini ilgilendiren anomallerde 5 ile 8 yaşları arasında diş teli tedavisine başlanabilir.

Genel olarak diş teli tedavisine 8 yaşında başlanmaktadır. Doktorların diş teli takma zamanı önerisi, çene gelişimi ile birlikte, 8 ile 10 yaşı arasındadır. Bu dönem aktif dönemdir. Bu dönemde diş teli takılması hem hasta açısından hem de doktor açısından daha rahat olur. Aynı zamanda maliyetleri açısından da bu dönem en uygun dönemdir. Tedavinin başlama yaşı erişkinlerde dişin etrafındaki dokular sağlıklı olduğu sürece her yaşta tedavi mümkündür. Bunun için 20 yaş, 30 yaş veya 40 yaş gibi bir sınırlama yoktur. Genellikle dişlerdeki aralıkları diş teli ile kapatarak protez tedavisinden kurtulunabilir.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-taslari-temizletme

Diş taşları temizletilmezse ne olur?

Diş taşı düzenli aralıklarla temizlenmesi gereken çok önemli bir sorundur. Diş eti hastalıklarının en birincil sebebi olduğu gibi eğer düzenli diş hekimi kontrolü ile tedavi etmediğimiz takdirde diş kayıplarına kadar yol açabilir. Diş kaybına yol açmadan önce diş taşı öncelikle diş yüzeyine yapışır. Diş yüzeyinde kalsifiye olan bu yapı geçirgen, sert ve pürüzlü bir yapı olduğu için üzerine tekrar tekrar bakteriyel diş plağı oluşumuna müsaittir. Oluşan diş plağı tekrar tekrar kalsifiye olup diş taşının git gide büyümesine, diş yüzeyi boyunca yayılmasına dişten dişetine doğru dişetinin içine doğru ilerlemesine neden olacaktır. Aynı zamanda üzerindeki bakterilerin etkisiyle dişetinin içine nüfuz eden zararlı ürünler diş eti kaybına, hemen arkasından dişetinde cep oluşmasına bu cep sebebiyle diş etinin sürekli bakteri ortamı olmasına, sürekli bir ağız kokusuna sebebiyet veren bir ortam oluşmasına, ağızda sürekli bir kanama olmasına, sebep olacaktır. Daha da ilerleyen zamanlarda diş köklerinin içinde bulunduğu alviol kemiği dediğimiz dediğimiz kemiğe zarar verecek, bu kemikte kayba, diş köklerinin açığa çıkmasına ve dahada ileriki dönemlerde dişin kaybına kadar gidecektir. Yetişkinlerde %70 oranında sağlam diş kayıplarının sebebi diş taşı oluşumu ve diş eti hastalıklarıdır. Bu sebeple diş taşı temizliğini düzenli olarak yaptırmamız çok önemlidir.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-kaplamasi

Diş kaplaması nasıl yapılır?

Diş kaplaması eğer kısmi olarak yapılacaksa veya tamamına yapılacaksa ne kadarına yapılacağı belirlenir daha sonra o kısım belli oranda küçültülerek üstünden ölçü alınır. Laboratuvarda hazırlanan üst yapı bir takım provalardan sonra hastanın ağzına yapıştırılarak sabitlenir. Sonrasında kişi o kaplamayı bir daha çıkaramaz. Ondan sonra da belirli aralıklarla kontrol edilerek ağzında sürekliliği sağlanır.

Tedavi süresine bağlı olarak değişik çeşitlerde geçici dişler hazırlanır. Tabii ki kişi o şekilde estetik ve fonksiyonel açıdan eksik dişlerle gezmiyor. Fakat bu geçici dişler süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulup ana dişe zemin hazırlanmaktadır. Eğer bir köprü yapılmayacaksa veya diş çok küçüktür yandaki dişten destek almak gerekir. Bu durumlarda yandaki dişlere dokunulur. Fakat sadece tek bir dişte porblem varsa ve sadece o dişe kaplama yapılacaksa yan dişlerde herhangi bir değişiklik yapmaya gerek yoktur.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-hekimi-kontrolu

Diş hekimine hangi sıklıkta gitmeliyiz?

Herhangi bir ağız problemimiz olmasa da 6 ayda bir mutlaka diş hekimi kontrolüne gitmemiz gerekir. 6 aylık kontrollerde genellikle mevcut dişler değerlendirilir, yeni çürük oluşumu olup olmadığına bakılır, mevcut dolguların filmleri çekilir, varsa kaplamalar, protezler incelenir, diş eti muayenesi ve gerekirse de 6 aylık rutin diş taşı temizlikleri yapılır. Bazı durumlarda bu 6 aylık süre beklenmez ve hemen diş hekimine başvurmak gerekir. Bu acil durumlar arasında en önemlisi apselerdir. Dişte bir iltihap varlığında apsede hiç vakit kaybetmeden en kısa sürede diş hekimine gidilmeli ve tedavi başlamalıdır. Aynı zamanda dişlerde ağrı oluştuysa, özellikle bu ağrı kendi kendine başlayan bir ağrıysa ya da geceleri yoğunlaşan bir ağrıysa yine vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır.

Dişlerdeki soğuk-sıcak hassasiyeti, tatlı-ekşi gıdalarda oluşan hassasiyet yine dişhekimimize uğramamızı gerektiren önemli problemlerdir. Dişler kırılırsa, yerinden çıkarsa yine vakit kaybetmeden diş doktoruna başvurmamız gerekir. Dişlerde sallanma çok önemlidir. Dişlerin arasına yiyecek kaçması çok önemlidir. Eğer dişlerin arasına yiyecek kaçtıysa ve biz bunları çıkartamıyorsak yine acilen bir diş hekimine başvurulmalıdır. Diş eti hastalıkları olarak değerlendirdiğimiz zaman da kanama en önemli belirtidir. Diş etlerinde kanama oluştuğu anda mutlaka bir diş eti hastalığının habercisidir. Diş hekimi kontrolü hatta dişeti tedavisi gerektirmektedir. Yumuşak doku yaralanmalarında, dudakta, yanakta herhangi bir yaralanma olduğunda yine dişhekimi kontrolü gerekir.

Kaynak: www.dis-teli.net

dis-plaklarinin-temizlenmesi

Diş plakları temizlenmezse ne olur?

Öncelikle diş plakları ağız ortamında görünebilir veya görünmeyebilir. Görünenlere supragingival plak deniliyor, görünmeyenlere de subgingival plak deniliyor. Yani bakıldığında aslında diş taşı görünmeyen bir birey. Diş etlerinin cebinde plak olabilir. Bu patolojik bir durumdur ve temizlenmesi gerekir. Temizlenmezse ne oluyor? Genelde halk arasında yanlış bir kanı var. Ben diş taşlarımı temizlettikçe dişlerim hassasiyet yapıyor, dişlerim daha kötü hale geliyor diye. Aslında bu durum yanlış. Çünkü diş taşı oluştukça bölgede irritasyon meydana geliyor. Dokular bakterilerden dolayı irrite oluyor ve kanama başlıyor. İlk erken safhasında bu iş kendini kanamayla gösteriyor.

Eğer durum daha da birikecek olursa kanamayla beraber diş taşları daha da birikiyor. Diş etinde enflamasyonla beraber çekilmeler meydana geliyor. Aslında diş etindeki çekilmenin nedeni altındaki kemiğinde irrite olduğundan dolayı çekilmesi. Kemik erimeye başlıyor. Dişeti onu takip ediyor veya etmiyor. Bazı durumlarda kemik eriyip diş eti bunu takip etmeyebilir. Ortada boşluk cepler oluşup orada daha fazla diş taşı birikebilir. Eğer yine temizlenip müdahale edilmezse kişilerin sağlam olan dişleri sallanarak çekilecek hale geliyor. Genelde duyarız çevremizden dişlerimde hiçbir çürük yoktu, çürük olmamasına rağmen dişlerim sallanıp çekilecek hale geldi diye. Aslında bu bir süreçtir. O yüzden diş hekimimize 6 ayda bir kontrole gidersek bu süreci oluşmadan çözebiliriz. Bazı bireyler bu duruma daha müsait. Bazı bireyler çok çabuk diş taşı oluşturup, çok çabuk diş etleri çekilebilir. Bu bireylerin 6 ayda bir değil 3 ayda bir hekime giderek dişlerini kontrol ettirmesi lazım. Tedavi çok önemli. Erken teşhis tedavide çok önemli bir rol oynuyor. Eğer durum son raddeye geldiyse kaybedilen kemiğin, kaybedilen diş etinin yerine konması çok büyük cerrahi operasyonlarla gerçekleşiyor. Bu yüzden vakit kaybetmeden hekiminize başvurmanız önemlidir.

Kaynak: http://www.dis-teli.net

estetik-dis-kaplamasi

Diş estetiğinde estetik diş kaplamaları ile neler yapılabilir?

İnsan yüzünde ağız ve çene bölgesi yani dişler estetik bir görünüş açısından çok çok önemlidir. Güldüğümüz zaman eğer renkli bir diş eti varsa ve dişler çapraşıksa, dişlerin formasyonları bozuksa, eksik dişiniz varsa bu güzel bir görüntü sağlamaz. Dolayısıyla bunların giderilmesi lazım. Bunlar artık günümüz şartlarında gerçekten çok sağlıklı ve estetik bir şekilde, çeşitli materyaller kullanılarak yapılabilmektedir. Materyaller çok değişik olup, örneğin zirkon olabilir. Bunlar çok kullanılan şeyler. Porselen olabilir veya diğer değişik malzemeler, lamine, köprüler olabilir. Burada zirkonu çok tavsiye etmiyoruz. Çünkü zirkon bir metaldir. Şimdi insanlar arasında zirkonyum metal olmayan bir diş olarak biliniyor. Aslında öyle değildir. Zirkonyum bir metaldir ama beyaz bir metaldir.

Yapılan estetik dişte zirkonyumun üzerine porselen kaplayarak yapılırlar. Bunun sebebi de alttaki metalin rengi dışına yansımasın diyedir. Oysa çok daha başka, değerli, porselen dostu, ağzın pH’ında ve ısısında porselenle aynı şekilde genleşebilen ve daralabilen, porselene uyumlu değerli metaller bulunmaktadır. Genelde onlar tavsiye dilmektedir. Çünkü diğer zirkonyum olan sert metallerde porselenle aynı anda genleşemediği için porselende çatlamalar oluşur. Aynı zamanda çok sert olduğu için dişte herhangi bir problem olduğunda, dişin apexinde bir porblem olduğunda, o köprüyü veya kronu çıkarmak gerekir. Bunu da çıkarırken çok sert olduğu için zirkonyumlar dağılırlar ve kırılırlar. Halbuki diğer değerli metallerde çok daha kolay oradan çıkartılırlar ve dişler tedavi edildikten sonra tekrar yerlerine konabilirler. Dolayısıyla materyaller seçerken çok dikkatli seçmek lazım. Yani günümüzdeki trende göre, bu çok yapılıyor diye düşünmemek lazım. Güvendiği bir doktoruna hangisinin kendisine daha uygun olacağını sorarak en güzel materyali seçmesi lazım. Çünkü bunlar güzel materyaller seçilir ve gerçekten estetik bir yapıda yapılırlarsa ömür boyu dayanabilecek dişlerdir. Eskiden 5-10 yılda bir değiştirilmesi gereken şeyler tamamen hurafe olup sağlıklı bir diş yapılırsa eğer estetik diş, diş eti ve doku uyumlu bir diş yapılırsa bunları hasta 30-40 sene kullanabilir. Kesinlikle herhangi bir deformasyon, renk değişimi olmaz. Kırılma, patlama, çatlama olmaz. Çok sağlıklıdır.

Kaynak: http://www.dis-teli.net

dis-sizlamasi

Diş neden sızlar?

Dişin sızlamasının pek çok nedeni olabilir. Mine yüzeyinde oluşan açıklıklar, yani diş eti çekilmeleri ve yüzeydeki defektlerden başlayarak bunları sıralayabiliriz. Çürük de dişin sızlama sebeplerinden biridir ama en çok rastladığımız diş eti çekilmeleri onun sonucunda ortaya çıkan hassas yüzeylerdir. Aynı zamanda derin çürüklerde sıcak-soğuk hassasiyeti olabilir. Buna yönelik tedavi mutlaka hastanın hangi aşamada olursa olsun hekime başvurarak açıkta kalan mine yüzeyini veya çürük olan dişin tedavisini yaptırmaktır. Aksi takdirde o dişi kaybedecek noktada da çürük ilerleyebilir.

Eğer hasta dişlerini hatalı fırçalıyorsa, ortodontik sorunları, yani kapanışla ilgili bir problemleri varsa, diş yüzeyinde oluşan aşınmalarla ciddi hassasiyetler meydana gelebilir. Hasta bu aşamada da duyduğu rahatsızlıkla diş hekimine başvurabilir ya da dişte bir çürük varsa sıcak soğuk hassasiyeti bazen aynı bulguları verebilir. Sebep ne olursa olsun hassas bir dişte hekime derhal başvurulmalı ve etkene yönelik tedavi uygulanmalıdır. Aksi takdirde diş bir sonraki tedavi aşamasına ki bu çürükte kanal tedavisine eğer sadece diş yüzeyinde aşınmaysa da çürüğe doğru ilerleyebilir.

Kaynak: http://www.dis-teli.net

dis-kirilmasi

Diş neden kırılır?

Öncelikle şu bilinmelidir ki sağlam bir diş kolay kolay kırılmaz. Çünkü diş yapısı, özellikle ağız içerisindeki kısım, mine denilen çok sert bir dokuyla kaplıdır. Mine vücuttaki en sert dokudur ve çiğneme kuvvetlerine karşı ağızda dişleri koruyucu etki gösterir. Diş minesini kırabilecek kuvvetler ya çok derin travmalardır ya da büyük darbelerdir. Genellikle diş kırılmaları ya tedavi edilmemiş büyük çürükler yüzünden olur ya da çok büyük dolgularla tedavi edilmiş dişlerde gerçekleşir. Dişler uzun süre tedavi edilmeden bırakılırsa dişlerin yapısı oldukça zayıflar ve bu oyuk, yani dişin içerisinde çürüğün oluşturmuş olduğu yıkım, ilerler, diş desteksiz kalır ve diş en ufak bir kuvvette kırılır. Çoğunlukla kırıldığı zaman da diş çekimi tek alternatiftir. Büyük dolgularda dişin yapısını zayıflatır. Eğer biz bir dişe çok büyük bir dolgu yapıyorsak bunu mutlaka bir kaplamayla destekleriz. Özellikle kanal tedavisinden sonra dişler kırılmaya biraz daha meyillidir. Bunu engellemek için doktorunuzun vereceği kararla kaplama planlaması yapıldıysa bu vakit kaybetmeden, kısa bir süre içerisinde mutlaka yapılmalıdır. Kaplama yapılana kadar geçen sürede de mümkün olduğu kadar o tarafta çok sert gıdalar çiğnememeli ve yememeliyiz.

Büyük dolgulardan sonra yapılması gereken şey diş restore edildikten sonra ufaltılıp üzerine bir şapka gibi kronların yerleştirilmesidir. Yerleştirilen bu kron kaplama hangi materyalden yapılırsa yapılsın hem dolguyu hem de kalan diş dokusunu bir arada tutar ve tekrar eski çiğneme fonksiyonunu geri kazandırır. Bazı yanlış beslenme alışkanlıkları ve çiğneme alışkanlıkları da diş kırıklarını tetikler. Bunların arasında dişlerle sert şeyler kırmak. Örneğin bir fındıki veya ceviz kırmak ya da dişleri zorlayarak, eskiden daha çok yapılırdı, şişeler açmak, şişe kapaklarını çevirmek. Bunlar hem dişin minesini hem de alt dokularını zayıflatırlar ve dişleri kırılmaya müsait hale getirirler. Aynı zamanda bruksizm, yani diş gıcırdatması, özellikle gece yapılır bu. İstemsiz olan bir kas aktivitesidir. Bruksizmde dişin üzerine binen kuvvet çiğneme kuvvetinden daha fazladır ve gecede yapıldığı için sürekli bir kuvvet yüklemesi vardır. Bu hareketler sonucunda dişin mine yapısı zayıflar ve diş kırılmalara daha müsait hale gelir.

Kaynak: http://www.dis-teli.net

dis-tasi

Diş taşı diş eti hastalıklarına neden olur mu?

Diş taşı, ağız kokusunun ve dişeti hastalıklarının en önemli sebebidir. Diş taşı, baktariyel diş plağı dediğimiz saydam ve yapışkan tabakanın dişlerin üzerinde yapışması bunun uzun süre etkin olarak temizlenememesi sonucu ağzımızdaki tükürüğün de olaya katılması ve kalsifiye olması sonucu diş taşı dediğimiz sert, geçirgen, pürüzlü ve kötü bir yüzey oluşur. Son derece stabildir. Dişin üzerine yapışır ve onun üzerine de tekrar biriken diş plağının bu sefer kişinin kendi fırçalamasıyla uzaklaştırılmasını da engeller. Bu şekilde sürekli olarak üst üste defalarca kalsifiye oluşarak birikmeye devam eden diş taşı baktarilerin salgıladığı ürünlerin de etkisiyle diş eti içine nüfuz ederek diş eti iltihabına sebep olur. Bu zaman içerisinde diş etinin dişe yapıştığı liflerin kopmasına, zarar görmesine ve zararlı ürünlerin artık diş etini de aşıp alveol kemiğimize kadar uzanmasına neden olur. Alveol kemiğine uzanan baktarilerin çıkardığı zararlı ürünler alveol kemiğimizin de erimesine ve onu kaybetmemize sebep olur. Zaman içerisinde diş köklerimiz açığa çıkacak, diş köklerimizin etrafındaki diş eti çekilmiş olacak, varolan diş eti kırmızı, şiş ve en ufak dokunmayla kanayan bir görünüme ulaşacak, buna sürekli bir ağız kokusu eşlik edecek ve bu tedavi edilmezse bir süre sonra dişi kaybetmemize sebep olacaktır.

Kaynak: http://www.dis-teli.net

Kompozit Kimya

Kompozit isminden de anlaşılacağı üzere bir karışım yapmaktır. Belli şartlar altında tek bir maddenin yapamayacağı bir işi, benzer olmayan diğer bir veya iki maddenin bir araya gelmesiyle yapılmasıdır. Böylece farklı özellikteki iki madde aynı işte bir araya gelerek amaç gerçekleşir.

Kompozitin en bilinen örneği kâğıttır. Selüloz ve reçinenin birleşmesinden oluşmuştur. Kum, taş, çimento gibi maddelerin bir araya gelmesi de oturduğumuz evleri ortaya çıkarır. Kompozit kimya ise günlük yaşamda kullandığımız ve yararlandığımız birçok ihtiyaç ürününde yer almaktadır. Özetle kompozit maddeler elektronik, kimya, otomotivden havacılığa kadar uzanan çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Kompozit malzemeler lifli, taneli ve tabakalı şekildedir. Polimer, metal ve seramik olarak üretilmiştir. Kompozit kimyanın yoğun olarak kullanıldığı bu malzemeler, kullandığımız ya da rögar gibi mevcut olmasından yararlandığımız birçok konuda önem kazanır. Polimer kompozitler sanayide sık şekilde kullanılır. Örneğin cam, boron liflerinde bunlara rastlanır. Metal kompozitler teleskop, platform malzemeleri, iletişim cihazları, uzay endüstrisi gibi birçok alanda bulunmaktadır. Kompozit kimyanın kullanıldığı seramik kompozitler de, askeri malzemeler, uzay araçları gibi değişik kullanım alanına sahiptir.

Peki, kompozit kimyada kullanılan bu maddelerin avantajları nelerdir? Öncelikle hafiftirler. Polimer kompozitler metallere göre daha hafiftir. Diğer avantajları; darbelere dayanıklı olması, kimyasal tepkimelere dirençlilik, sıcaklığa dayanıklılık ve elektriksel yalıtım özelliğidir. Kompozit kimyanın kullanıldığı kompozit sektörü günlük sosyal yaşam açısından daha çok cam sanayinde kendini gösterir. Polyester reçinelerde de önemli yer tutar. Roketler, mühimmat üretimi, havacılık sektörü, uzay endüstrisi gibi alanlarda da önemli bir yere sahiptir.

Kompozit kimyanın kullanıldığı bu malzemelere günlük hayatımızda sık karşılaşırız. Örneğin şehirlerin dış mekânlarında yer alan rögarlar, mazgallar, doğalgaz vana yapıları, buşakle gibi alt yapı ürünlerinde kullanılır. Buna ek olarak stadyum koltukları, parktaki banklar, direk dibi koruması, yol sınırlarında kullanılır. Ayrıca doğalgaz ve elektrik koruma kutuları gibi gereksinimleri de karşılar.

Kompozit malzemeler fiyat açısından da rakiplerine göre avantajlıdır. Diğer artıları; pürüzsüz olmaları, renk çeşitliliği, hafifliği, elektrik yalıtımı, düşük derece ısı iletimi ve kolay montajı olarak sayılabilir. Özetle kompozit kimya sosyal yaşamımızın birçok alanına girerek üretim sürecini kolaylaştıran, maliyetleri düşüren bir sektör olarak sanayimizde çok önemli bir yere sahiptir.

Koltuk Örtüleri

Günümüzde koltuk örtüleri şık tasarımları ile dikkat çekmektedir kulanım alanları ise pek geniş ve çokta uygundur. Geleneksel üretim yöntemleri bilgi birikimi kaliteli hammaddeler ve tecrübeli ustalarla harmanlanan pek çok ürün vardır. Nevresim takımları, yatak örtüleri peştamal koltuk örtülerinden de genellikle bazı koltuklar ipek yün bambu madal ve tencel gibi liftler kullanarak üretime sunulmaktadır.

Eski bohçalardan ilham alınarak üretilen koltuk örtüleri çok fiyatlı ve kaliteli bir şekilde üretilmektedir. Günümüzde sizin işinize yaramayan pek çok kumaş bulunuyor. Bunlar fabrikalarda makinalarda güzel ve düzenli bir şekilde işleyerek satışa sunuluyor. Bu durum hem maliyetli hem de hesaplı bir şekilde çevredeki ürünlere doğaya zarar vermeden minimum bir şekilde yapılıyor. Koltuk ürünleri genelde pamuktan üretilir. Bazı koltuk örtüleri ise koltuğun şeklini alarak koltuğa yapışır.

Koltuk boyaları için EN ISO 9001  belgeli anti alerjik anti kanserojen boyalar kullanılır.  Tüm koltuklar birinci sınıf malzeme kullanılarak özenle işlenir. Yurtdışına da ihracat yapılmaktadır. Koltuk örtüleri fazla maliyetli olmadığı için fiyatları da düşük denebilecek kadardır. Bir koltuk örtüsü için kumaşın cinsine ve yapıldığı malzemeye bakılarak fiyat verilir. Örnek olarak likralı ve %100 pamuktan üretilmiş bir örtü 150 ila 175 TL arası fiyatlarla değişmektedir. Kişinin kendine özgü desenler ve özel yapım koltuk ürünleri maliyetli oldukları için fiyatlarda fazla olmasa da az bir fark görülebiliyor.

Örneğin özel yapım bir koltuk örtüsü kişinin ne istediği ve hangi malzemeleri istediği ele alınarak fiyat değişim gösterir. Kullanıcının en pahalı malzemeler seçtiğini ele alırsak o zaman bu fiyat 500 ila 600 TL arası değişim gösterir. Koltuk örtülerinde koltuğun yapısını ve şeklini alan örtüler daha çok tercih edilir. Çünkü kullanımı oldukça basittir, koltuğa geçirirsiniz ve zamanla o koltuğun şeklini alarak koltuğa nüfus eder. Bu da sizin devamlı oradan patladı buradan patladı sorununuzu ortadan kaldırır. Koltukta likra önemlidir, eğer bir koltuk örtüsü genişlemiyor ise işiniz daha da zorlaşır ve aldığınız ürün sizi pek memnun etmeyebilir.

Kaynak: http://www.dis-teli.net